Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünyanın enerji alanında daha fazla işbirliğine, yatırıma ve güvenilir ortaklıklara ihtiyacı olduğunu belirterek, "Türkiye, buna katkıda bulunmaya hazır. Amacımız sadece Türkiye'nin enerji güvenliğini güçlendirmek değil, aynı zamanda daha bağlantılı, dayanıklı ve müreffeh bir bölgeye katkıda bulunmak." dedi.Bayraktar, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle İstanbul'da düzenlenen 19.
Verona Avrasya Ekonomik Forumu'nda konuştu.Modern tarihin en ciddi enerji güvensizliği dönemlerinden biriyle karşı karşıya olunduğunu dile getiren Bayraktar, enerji güvenliğinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi.Bayraktar, ekonomilerin enerji güvenliğini sağlamak, artan talebi karşılamak ve enerji dönüşümünü gerçekleştirmek gibi üç sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Asıl soru şu, 'Buna nasıl yanıt vereceğiz?' Türkiye için cevap oldukça net, çeşitlendirme, enerji alanına yapılacak önemli miktarda yatırım ve daha geniş kapsamlı uluslararası işbirliği." ifadesini kullandı.Hiçbir ülkenin her türlü riski tamamen ortadan kaldıramayacağını dile getiren Bayraktar, sağlam politikalar ve güçlü ortaklıklar sayesinde daha dayanıklı enerji sistemleri kurabileceğini, Türkiye'nin izlediği yaklaşımın da bu olduğunu söyledi.Bakan Bayraktar, Türkiye için enerji ithalatına bağımlılığı azaltmanın "sadece bir enerji politikası meselesi değil, stratejik bir ekonomi ve ulusal güvenlik meselesi" olduğunu ifade etti.Türkiye'nin stratejisinin yerli kaynakları geliştirmek, yenilenebilir ve nükleer enerjiyi hızlandırmak, enerji verimliliğini artırmak ve enerji altyapısını güçlendirmek üzerine kurulu olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti: "Bu alanda önemli ilerlemeler kaydediyoruz.
Bugün yenilenebilir kaynaklar toplam kurulu elektrik üretim kapasitemizin yüzde 62'sinden fazlasını oluşturmakta. Rüzgar ve güneş enerjisi kapasitemizin toplamı şimdiden 43 gigavatı aştı. COP31 öncesinde açıklayacağımız iddialı bir hedef belirledik.
Bu hedefe ulaşmak muazzam miktarda yatırım gerektiriyor ve uluslararası işbirliği için büyük fırsatlar yaratıyor."Bayraktar, Türkiye'nin 2040'a kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık elektrik şebekesi yatırımı öngördüğünü ifade ederek, "Bu yatırımlar, daha fazla yenilenebilir enerji kaynağını şebekeye entegre etmemize, şebekenin dayanıklılığını korumamıza ve sınır ötesi elektrik ticaretini genişletmemize yardımcı olacak." diye konuştu."Hedefimiz, Türkiye'yi bölgesel enerji pazarlarını bağlayan güvenilir ortak haline getirmek"Doğuda Azerbaycan ve Gürcistan ile güneyde Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile Avrupa'ya doğru ise Bulgaristan ve Yunanistan ile olan enerji bağlantılarının güçlendirildiğini söyleyen Bayraktar, "Hedefimiz, Türkiye'yi sadece önemli bir enerji aktörü haline getirmekle kalmayıp aynı zamanda bölgesel enerji pazarlarını birbirine bağlayan güvenilir bir ortak haline getirmek." dedi.Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Ancak aynı zamanda güvenilir, 24 saat kesintisiz hizmet veren ve baz yükü karşılayan düşük karbonlu elektrik üretimine de ihtiyacımız var.
İşte bu nedenle nükleer enerji stratejimizin bir diğer önemli ayağını oluşturuyor. 4 reaktörden oluşan ve toplam 4,8 gigavat kapasiteye sahip Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) enerji tarihimiz için önemli bir dönüm noktası. Önümüzdeki aylarda ilk nükleer reaktörü devreye almak üzere Rosatom ile çok yakın bir işbirliği içinde çalışıyoruz." diye konuştu.Akkuyu NGS'nin tam kapasiteye ulaştığında Türkiye'nin elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10'unu karşılayacağına dikkati çeken Bayraktar, uzun vadeli hedefin ise hem büyük ölçekli reaktörleri hem de küçük modüler reaktörleri kapsayacak şekilde 2050'ye kadar 20 gigavat nükleer kapasiteye ulaşmak olduğunu söyledi.Bayraktar, çeşitlendirilmiş tedarik kaynakları ve sağlam altyapının önemine de değindi ve son 10 yıl içinde sıvılaştırılmış doğal gazda (LNG) günlük yeniden gazlaştırma kapasitesinin yaklaşık 30 milyon metreküpten 160 milyon metreküpe çıkarıldığını belirtti.Türkiye'nin doğal gaz depolama kapasitesini 15 milyar metreküpe yükseltmek için çalıştığını dile getiren Bayraktar, "Bu kapasiteler kendi güvenliğimizi güçlendirirken, komşularımızı ve bölgesel pazarları desteklemek için fırsatlar da yaratmakta.
Türkiye, halihazırda üretici ve tüketici ülkeleri birbirine bağlayan önemli bir enerji merkezi konumunda. Bu rolümüzü daha da geliştirmek istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.İklim hedefleri için teknoloji işbirliği ve finansman vurgusuBakan Bayraktar, kasımda Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31.
Taraflar Konferansı'na (COP31) Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını anımsatarak şöyle konuştu: "Bu, enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve iklim eyleminin birbiriyle çelişen hedefler olmadığını göstermek için de önemli bir fırsat olacak. Bunlar birlikte ilerlemeli. COP31 Başkanlığı olarak, uygulamayı küresel iklim gündeminin merkezine yerleştirmek istiyoruz.
Hepimiz yıllar boyunca pek çok taahhütte bulunduk. Artık bu taahhütleri yatırıma, teknolojiye ve bu teknolojinin uygulamaya geçirilmesine dönüştürmeli ve somut, sağlam sonuçlar elde etmeliyiz."Ülkelerin farklı ekonomik gerçekliklere, enerji kaynaklarına ve çeşitli kalkınma önceliklerine sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, "Herkese uyan tek bir yol, tek bir çözüm ya da sihirli bir formül olamaz." ifadesini kullandı.Bayraktar, Türkiye'nin 2035'te yüzde 35 küresel elektrifikasyon girişimine de değinerek, "Bu, farklı ulusal koşulları gözeten, kolektif ve gönüllü bir hedef.
Temiz enerji üretimi, enerji verimliliği ve modern altyapı ile desteklenen elektrifikasyonun, küresel enerji dönüşümünün en güçlü itici güçlerinden biri haline gelebileceğine inanıyoruz." dedi.Söz konusu hedeflerin gerçekleşebilmesi için önemli ölçüde yatırım gerektiğini belirten Bayraktar, "Sadece kamu kaynakları yeterli olmayacaktır.
Özel sermayeye, uluslararası finans kurumlarına, yenilikçi finansman mekanizmalarına ve daha güçlü teknolojik ortaklıklara ihtiyacımız var." diye konuştu.Bayraktar, dünyanın enerji alanında daha fazla belirsizliğe ihtiyacı olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Dünyanın daha fazla işbirliğine, yatırıma ve güvenilir ortaklıklara ihtiyacı var.
Türkiye buna katkıda bulunmaya hazır. Amacımız sadece Türkiye'nin enerji güvenliğini güçlendirmek değil, aynı zamanda daha bağlantılı, dayanıklı ve müreffeh bir bölgeye katkıda bulunmak. COP31 için dünyayı Antalya'da ağırlamaya hazırlandığımız bu dönemde, bu işbirliğinin ruhunu küresel iklim eylemine de taşımak istiyoruz.
Enerjinin geleceği, tek başına hareket eden ülkeler tarafından değil birlikte çalışan ülkeler tarafından şekillenecek.""Türkiye-Kanada Enerji İşbirliği Yuvarlak Masa Toplantısı"Öte yandan, Bakan Bayraktar, Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson, DEİK Başkanı Nail Olpak ve iş dünyası temsilcileriyle İstanbul'da bir araya geldiği "Türkiye-Kanada Enerji İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı"na ilişkin NSosyal hesabından paylaşım yaptı.Paylaşımında, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney huzurunda imzalanan Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Ortak Bildiri'ye işaret eden Bayraktar, toplantıda nükleer enerjiden LNG tedarikine, kritik madenlerden yenilenebilir enerjiye kadar stratejik ortaklığı somut projelere dönüştürecek adımları detaylıca değerlendirme fırsatı bulduklarını kaydetti.Bayraktar, "2040 Ulusal Enerji Planı'mız çerçevesinde, elektrifikasyon odaklı büyüme hedeflerimizle küresel yatırımcılar için güvenilir bir liman olmaya ve ülkemizi enerjinin merkezi konumuna taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz." ifadesini kullandı.